Önemli Erbaini İdrisiyye 12. İsim ve Havasları

Hukar-07

Abukan
T.C Onaylı
SMS Onaylı
Normal Üye
Katılım
21 May 2018
Mesajlar
426
Bu İşlem Ne İçin Yapılır
Erbaini İdrisiyye 12. İsim havasları
Bu İşlemin Zamanı
Uygulama içinde bahsedilen zamanlar
Bu İşlemin Tütsüleri
Konu içinde tütsüler varsa onlar
Bu İşlemi Tecrübe Eden
Yok
Bu İşlemin Kaynağı
Cübbeli Ahmed Hoca - Erbaini İdrisiyye Risalesi
يَا بَارِئَ النُّفُوسِ بِلَا مِثَالٍ خَلَا مِنْ غَيْرِهِ، يَا بَارِئُ

"Yâ Bârie'n-nüfûsi bi lâ misâlin (kh)alâ min ğayrihî, yâ Bârî!"

"Ey başkasının yapmış olduğu bir örnek bulunmaksızın canları(n hastalıklarını) iyileştiren! Ya Bârî!"

BU İSM-İ ŞERÎFİN BAZI HAVÂSSI

1. Bu ism-i şerifin hassalarından biri şudur ki; hastalığı tabipleri aciz bırakacak ve kendisine şifa olacak bir ilaç bulunamayacak derecede hasta olan kişi bu ism-i şerifi her gün bin (1000) kere olmak üzere yedi gün boyunca okusun, ancak abdest bozmasın, kıbleye yönelik vaziyette otursun ve tek oturuşta okusun. Muhakkak ki Allâh-u Te'âlâ bu ism-i şerifin bereketiyle kendisine hastalığından şifa verir.

2. Her kim acziyetinden veya anlayış kıtlığından sebep bu ism-i şerifi okuyamazsa misk, zaferan (safran) ve gül suyu karışımından oluşan bir mürekkeple bu ism-i şerifi bir kağıda veya porselen bir tabağa yazsın.

Ardından da o yazıyı güneş ve ay görmemiş yağmur ve kuyu suyuyla bozup (yani yazdığı kağıdı içinde su bulunan bir kaba koyup o yazı suya karıştığında) o sudan içsin.

Böyle yapan kişi Allâh-u Te'âlâ'nın izniyle hastalığından şifa bulur.

Aynı zamanda bu ism-i şerif bir kağıt üzerine üç yüz altmış (360) kere yazılıp o kişinin üzerine takılır.

Allâh-u Te'âlâ da ona bu hastalığından şifa verir ve bu kağıt kendisini taşıyan herkes için bir muhafaza (koruma) olur.

3. Her kim bu ism-i şerifi her farz namazın ardından, bin (1000) kere olmak üzere oruç tutarak yedi gün boyunca okur ve bu sırada tuzsuz arpa ekmeği yerse Allâh-u Te'âlâ'nın izniyle düşmanı helak olur.

4. Her kim bu ism-i şerifi demirden bir iğne ile kurşun bir levha üzerine yazıp, o levhayı ud ve anberle tütsüleyip, ardından bunu malının içine koyarsa, o mal Allâh-u Te'âlâ'nın izniyle yanmaktan, batmaktan ve çalınmaktan muhafaza olur (korunur).

5. Her kim bu ism-i şerifi porselene veya cam bir kaba zaferan (safran), misk ve gül suyu karışımından oluşan bir mürekkeple yazıp ardından üzerine dut suyu dökerek o yazıyı bozup içerse, Allâh-u Te'âlâ ona zahiri ve batıni bütün afetlerden afiyet verir.

6. Bu ism-i şerif misk, zaferan (safran) ve gül suyu karışımından yapılan bir mürekkeple yedi ekmek parçası üzerine yazılıp ardından bu ekmek parçaları yenilirse, böyle yapan kişinin kalbi kuvvetlenir, himmeti artar ve Allâh-u Te'âlâ'nın izniyle hiçbir hakim veya zalimden korkmaz.

7. Bu ism-i şerifi çokça zikretmeye devam eden kimseye Allâh-u Te'âlâ'nın izniyle dert-tasa, gam-keder isabet etmez, olanlar da zail olur ve rızkı geniş olur. Bu ism-i şerifi çokça zikretmek demek, gündüz üç yüz altmış (360), gece de üç yüz altmış (360) kere okumak demektir.

Bundan daha çok zikretmek isteyen dört yüz (400) kere, daha da ziyade etmeyi murad eden bin (1000) kere zikretmelidir. Daha da çok zikretmek ruhanilerle görüşmeye vesile olur ki bunun yolu bu zikrettiklerimizden başkadır.

Ama bu kitabın böyle bir işin kıymetini bilmeyen kimselerin eline geçmesi ya da fasık ve facir bir kimsenin bunu okuyup, bununla Allâh-u Te'âlâ'nın mahlukatına zarar vermesi endişesinden dolayı bunu burada yazmıyoruz ve indimizde saklı tutuyoruz.

Ayrıca şunu da söylemek gerekir ki; bu kaide bütün ism-i şerifler için geçerlidir. Bu gibi sırlar herkese ifşa edilmemektedir.

8. Bu ism-i şerif sırf cemali isimlerden olup, Allâh-u Te'âlâ bu ism-i şerifi zikretmeye devam edenin zahirini ve batınını güzelleştirir.

Böylece o kişi Allâh-u Te'âlâ'nın kamil kullarından olur.

9. Bu ism-i şerifi zikretmek ve faydalarını görmek Abdulbari isminde olanlar için daha münasiptir (uygun görülmüştür).

10. Allâh-u Te'âlâ bu ism-i şerifi Eyyûb (Aleyhisselâm)a inzal buyurmuştur.

Şöyle ki kendisi:

اَنّ۪ي مَسَّنِيَ الضُّرُّ وَاَنْتَ اَرْحَمُ الرَّاحِم۪ينَۚ ﴿٨٣﴾

"Gerçekten bedenime ait bir zarar dokundu bana. Sen ise, acıyanların en merhametlisisin" (Enbiyâ Suresi:83'den) diye Rabbimize niyazda bulunmuştur. Bunun üzerine Allâh-u Te'âlâ da:

فَاسْتَجَبْنَا لَهُ فَكَشَفْنَا مَا بِه۪ مِنْ ضُرٍّ ﴿٨٤﴾

"Biz hemen o(nun duası)na tam bir icabette bulunduk ve kendisinde bulunan bedeni zararı aç(ıp kaldır)dık" (Enbiyâ Suresi:84'den) buyurmuştur ki onun bu duasının kabulü bu ism-i şerifin bereketiyle olmuştur.

Bu ism-i şerifin daha çok tesirleri vardır ama bu sırları açığa çıkarmak doğru olmaz. Çünkü: "Ahrârın sudûru, esrârın kubûrudur. Her makam için makâl, her makâl için de rical vardır."

Yani Allâh-u Te'âlâ'dan gayri her şeyin köleliğinden hür olanların kalpleri sırların gömülü bulunduğu kabirlerdir. Her yere uygun bir söz, her söze uygun da adamlar vardır.

11. Bu ism-i şerif cemali olup, hassalarından birisi de önemli isteklerin gerçekleşmesine vesile olmasıdır. Şöyle ki her kim bu ism-i şerifi yedi gün boyunca her gün on iki bin (12.000) kere okursa Allâh-u Te'âlâ'nın fazl-u keremiyle bütün ihtiyaçları yerine gelir.

12. Bu ism-i şerifin hassalarından biri de nazar, sihir, alaca, cüzzam gibi hastalıkları defetmesidir. Şöyle ki bu ism-i şerif farklı yedi madenden yapılmış bir yüzük üzerine abdestliyken nakşedilir ve abdestli olarak parmağa geçirilirse, Allâh-u Te'âlâ böyle yapan kişiden kerem ve ihsanıyla bütün hastalıkları defeder.

13. Her kim bu ism-i şerifi farklı yedi madenden yapılmış bir levha üzerine yazıp, aklını yitirmiş birinin üzerine asarsa, o kişinin mecnunluğu zail olur. Eğer bir çocuğun üzerine asarsa Allâh-u Te'âlâ'nın izniyle o çocuk aklını yitirmekten korunur ve ona hiçbir büyü yaklaşamaz.

14. Her kim bu ism-i şerifin edebiyle edeplenirse (bunu adabına riayetle zikrederse) Allâh-u Te'âlâ kendisini insan ve cin şeytanlarının tuzaklarından muhafaza eder (korur).

15. Bu ism-i şerifin yüce bir sırrı ve büyük havassı (özelliği) vardır.

Her kim bu ism-i şerifi peş peşe seksen beş gün boyunca davet yolu üzere (yani bu vazifeyle meşgul olurken hayvanı gıda yememek ve günahlardan, özellikle riya ve dünyevi maksatlardan sakınmak gibi şartlara riayet ederek) her gün on bin (10.000) kere zikrederse, bütün ruhlar ve ruhaniler kendisine görünür ve bu büyük sır sayesinde alemlerin sırları kendisine açılır.

Şartlarına riayet ederek bu ameli işleyen kişinin kalbinde öyle sırlar zuhur eder ki, onlar sayesinde bütün ruhları, ruhanileri, gezegenleri ve sabit duran yıldızları başının gözüyle görür.

İşte bu kişi Allâh-u Te'âlâ'nın Kur'ân'ı Kerîm'de buyurmuş olduğu:

سَنُر۪يهِمْ اٰيَاتِنَا فِي الْاٰفَاقِ وَف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ ﴿٥٣﴾

"Biz onlara ufuklarda bulunan ve kendi içlerinde var olan ayetlerimizi göstereceğiz" (Fussilet Suresi:53'den) ayet-i kerimesinin gerçek manasını müşahede eder.

Zira mukaddes ruhların ve ruhanilerin bütün tasarrufları Rabbani ayetlerde ve Kur'ânî sırlarda toplanmıştır ki, bunların hepsi de Allâh-u Te'âlâ'nın güzel isimlerinde münderictir.

Rasûlullâh ﷺin: "Mü'min'in ferasetinden (ince anlayışından ve derin bakışından) sakının. Çünkü o Allâh'ın nuruyla bakar" (Tirmizî, Tefsîrü'l-Kur'ân: 16, no:3127, 51298) hadis-i şerifinin sırrı da bu amelin sahibi hakkında tahakkuk eder.

Bu zikri yapan kişinin hali istikamet üzere olursa mana aleminin sakinlerinin hepsi kendisine teveccüh eder (yönelir), o da onları velilik nuruyla müşahede eder.

Bununla amel eden kişi hem ruhani yüce varlıklardan, hem de cismani ve dünyevi mahlukattan olma vasıflarına birlikte sahip olarak ilahi nurun tecelli kaynaklarından olur.

Artık alem-i emrin sırları kendisine açılır, kerametler göstermeye muktedir olur.

Bir işaretiyle mahlukatın maksadları (diğer yaratıkların istekleri) hasıl olmaya başlar.

Böylece o kişi öncekilerin ve sonrakilerin ilimlerinden Rasûlullâh ﷺ'e ait mirasa sahip olan bir varis-i Nebi (Peygamber vekili) olur.

16. Her kime büyü yapılır veya saraya çarpılır yahut nazarlara mübtela olursa, bu ism-i şerifi farklı yedi madenden yapılan bir levha üzerine nakşedip onu boynu üzerinde taşısın. Böylece bütün hastalıklardan şifa bulur, ayrıca hayatı bolluk ve zenginlikle geçer. [İsmâ'îl Hakkî, Rûhu'l-beyân, 7/73; Şihâbüddîn es-Sühreverdî, Şerhu'l-esmâi'l-erba'în, Yazma Nüsha, Ayasofya, no:377, verak:112; Ayasofya, no:3358, verak:144, Yazma Bağışlar, no:2773, verak:5; Beyazıd Devlet, no:1256, verak:13; Muhammed ibnü Hatîriddîn, el-Cevâhiru'l-hams, sh:223-224; Allâme Şeyh Muhammed et-Tûnusî, er-Ravzatü's-sündüsiyye fi'l-esmâi'l-İdrisiyyeti's-Sühreverdiyye, sh:19-21; Muhammed ibnü Eyyûb, Fetâve's-sûfiyye, verak:141]
 
KONUYU OKUYAN VEYA CEVAPLAYACAK OLANLARIN DİKKATİNE.!!!

Konu yada kaynaklarda mesaj yazma zorunluluğu yoktur.

Gereksiz,anlamsız mesajlar yazarak konuları kirletmemeye çalışalım.

DEĞERLİ ZİYARETÇİLERİMİZ Forumuzdan daha fazla faydalanmak için Lütfen ÜYE OLUN.

ÜYE OLMADAN FİKİR ALIŞ VERİŞİ YAPAMAZSINIZ.!

YENİ SİSTEMİMİZDE SMS ONAYI OLMAYAN ÜYELER FİKİR ALIŞVERİŞİNDE BULUNAMAYACAKLAR

Bir Konuşma Başlat
Selam! Whatsapp'ta sohbet etmek için aşağıdaki danışmanlarımızdan birini tıklayın
Danışmanlarımız genellikle birkaç dakika içinde yanıt verir.