Önemli Erbaini İdrisiyye 11. İsim ve Havasları

Hukar-07

Abukan
T.C Onaylı
SMS Onaylı
Normal Üye
Katılım
21 May 2018
Mesajlar
426
Bu İşlem Ne İçin Yapılır
Erbaini İdrisiyye 11. İsim havassı
Bu İşlemin Zamanı
Uygulama içinde bahsedilen zamanlar
Bu İşlemin Tütsüleri
Konu içinde tütsüler varsa onlar
Bu İşlemi Tecrübe Eden
Yok
Bu İşlemin Kaynağı
Cübbeli Ahmed Hoca - Erbaini İdrisiyye Risalesi
يَا كَبِيرُ أَنْتَ الَّذِي لَا تَهْتَدِي الْعَقُولُ لِوَصْفِ عَظَمَتِهِ، يَا كَبِيرُ

"Yâ Kebîru entellezî lâ tehdedi'l-ukûlü li vesfi 'azametihî, yâ Kebîr!"

"Ey büyük Zat! Akılların, büyüklüğünü vasfetmeye yol bulamadığı Zat ancak Sensin. Yâ Kebîr!"

BU İSM-İ ŞERÎFİN BAZI HAVÂSSI

1. Bu ism-i şerif cemali olup, dini ve dünyevi hacetlerin görülmesi için, yedi gün boyunca her gün yedi bin (7000) kere okunur.

2. Bir yöneticinin mülkünde veya bir vezirin vezaret görevinde (her hangi bir makam sahibinin vazifesinde) bir halel vuku bulur da gücü azalırsa, yedi gün oruç tutup hayvani gıdalardan sakınmalı ve bu ism-i şerifi her gün bin (1000) kere okuyarak sadık bir kalp ile Mâlikü'l-mülk olan Allâh-u Te'âlâ'ya yönelmeli, sonra da okuduğu ism-i şerifi kendisine zulmedenlerin üzerine göndermelidir.

İşte böyle yapınca yedi gün bitiminde düşmanları kaçar, darmadağın olur, ona güç yetiremeyerek geri dönerler. Başına gelen hezimetten sonra Allâh-u Te'âlâ ona büyük bir devlet verir.

Ama bu kişi Allâh ve Rasûlü'nün farzlarına riayet eder, her hak sahibine hakkını teslim edip:

فَاحْكُمْ بَيْنَ النَّاسِ بِالْحَقِّ وَلَا تَتَّبِعِ الْهَوٰى ﴿٢٦﴾

"İnsanlar arasında adaletle hükmet, nefsinin hevasına uyma" (Sad Suresi:26) ayet-i kerimesinde emrolunan adalet vasfını kuşanır ise Allâh-u Te'âlâ o kişinin yönetiminde olanlara itaat ve inkiyad lutfederek mu'anidlerini kahreder ve ona menn-i keremiyle hiçbir vasıta olmaksızın eski gücünü iade eder.

3. Bir insanın hiçbir şekilde ödeme imkanı bulamayacağı şekilde borcu olsa bu ism-i şerifi en az üç yüz altmış (360) kere, en fazla on bin (10.000) kere okumalıdır.

Bunu okumaya devam eden medyun (borçlu) kişinin Allâh-u Te'âlâ borçlarını öder, rızkını kolaylaştırır, o kişiyi korku ve üzüntüden kurtulan emin kimselerden kılar ve onu şükreden zenginlerden yapar. Lakin sırlarını yabancılardan koruması ve vitirden önce iki rekat kılmaya devam etmesi lazımdır ki, bu iki rekatta:

قُلِ اللّٰهُمَّ مَالِكَ الْمُلْكِ تُؤْتِي الْمُلْكَ مَنْ تَشَٓاءُ وَتَنْزِعُ الْمُلْكَ مِمَّنْ تَشَٓاءُۘ وَتُعِزُّ مَنْ تَشَٓاءُ وَتُذِلُّ مَنْ تَشَٓاءُۜ بِيَدِكَ الْخَيْرُۜ اِنَّكَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ ﴿٢٦﴾ تُولِجُ الَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَتُولِجُ النَّهَارَ فِي الَّيْلِۘ وَتُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَتُخْرِجُ الْمَيِّتَ مِنَ الْحَيِّۘ وَتَرْزُقُ مَنْ تَشَٓاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ ﴿٢٧﴾

"(Habibim!) de ki: 'Ey mülkün Maliki olan Allâh! (Saltanat ve) mülkü dilediğine verirsin, dilediğinden de mülkü çekip alırsın. Dilediğini (dünyada yahut ahirette veya her ikisinde de yardım ve tevfikıne mazhar kılarak) aziz (ve değerli) edersin, dilediğini de (iki cihanda rezil-ü rüsvay ederek) zelil (ve alçak) edersin.

Bütün hayırlar (ve şerler) ancak Senin (kudret) elindedir (ki, onun mahiyeti kullarca malum değildir).

Şüphesiz ki Sen (güçlü veya aciz kılma, yüceltme ya da alçaltma dahil) her şeye (hakkıyla gücü yeten bir) Kâdir'sin.

(Gecenin saatlerinden bir kısmını eksiltip gündüze katarak) geceyi gündüze girdirirsin, (gündüzün saatlerini noksanlaştırıp geceye ilave ederek) gündüzü de geceye girdirirsin. Ölüden diriyi çıkarırsın, diriden de ölüyü çıkarırsın.

Dilediğini de (darlık ve fakirliğe uğratmadan) hesapsız olarak rızıklandırırsın'" (Âli 'İmrân Suresi:26-27) ayet-i kerimelerini beş defa okur.

İşte bu duaya devam eden kişi saltanat makamına kadar ulaşır. Allâh-u Te'âlâ onu cinlerin ve insanların kem gözlerinden korur, bütün afetlerden ve belalardan muhafaza eder, şevketi ve devleti kimsenin ölçemeyeceği nisbette gün be gün ziyadeleşir.

4. Her kim bu ism-i şerifi bin (1000) kere okuyup,

وَمَنْ يَتَّقِ اللّٰهَ يَجْعَلْ لَهُ مَخْرَجًاۙ ﴿٢﴾ وَيَرْزُقْهُ مِنْ حَيْثُ لَا يَحْتَسِبُۜ وَمَنْ يَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِ فَهُوَ حَسْبُهُۜ اِنَّ اللّٰهَ بَالِغُ اَمْرِه۪ۜ قَدْ جَعَلَ اللّٰهُ لِكُلِّ شَيْءٍ قَدْرًا ﴿٣﴾

"Her kim Allâh'tan hakkıyla sakınır (da bütün haramlardan sakınır)sa, O ona (dünyanın şüphelerinden, ölümün şiddetlerinden ve kıyamet gününün zorluklarından) bir çıkış nasip eder ve beklememekte olduğu bir taraftan da onu rızıklandırır.

Her kim Allâh'a tevekkül ederse, ona yeterli olacak olan ancak O'dur. Şüphesiz ki Allâh (yapmak istediği) işine ulaşıcıdır (ki, hiçbir muradı asla geri kalmaz).

Gerçekten Allâh her bir şey(in yaşam süresi, geçimi ve son bulması) için (daha var olmadan evvel) bir ayarlama yapmıştır" (Talak Suresi:2'den ve 3) ayet-i kerimelerini de yetmiş beş kere okursa vazifesinden azledilmiş olsa bile aynı mertebesine döner.

5. Bu ism-i şerifi her gece kırk bir defa okuyan Hızır (Aleyhisselâm) ile görüşür ama bunu Tîn (Vettîni) Suresi'nin peşine okursa Nebî ﷺ'i rüyasında görür.

6. Bu ism-i şerif sahibini yücelik makamına çabucak ulaştırdığı için "ed-Da'vetü'l-kibriyye" diye isimlendirilir.

Bu ism-i şerife devam eden kişiye ruhlar zuhur eder. Ekseri vakitlerde, gece-gündüz onunla arkadaş olurlar, emri altına girerler.

Onunla karışıp-görüşürler, kendisini de, hallerini de korurlar. Artık kendisine kötülük yapmak isteyenler o kişinin yönetimi altında olurlar.

7. Bu ism-i şerifi bindiği geminin ön tarafına yazan kişi boğulmaktan kurtulur.

8. Öldürülmekten veya zulme uğramaktan korkan kişi bu ism-i şerifi çokça zikrederek düşmanına yönelirse, o kişi hasmının yanında büyük bir dağ gibi yahut onu yiyecek bir aslan gibi heybetli olur.

9. Bu ism-i şerifi çok zikreden kişi bedeninde, ruhunda ve cisminde afiyete nail olur. Himmeti zayıflamış her hangi bir kişi bunu zikrederse mutlaka himmeti yücelir, zayıf düşmüş her hangi bir kimse bunu zikrederse şifa ve afiyet bulur.

10. Makamından azledilmiş olup, tekrar aynı vazifeye dönmek isteyen kişi ilk günü pazar olmak üzere yedi gün boyunca oruç tutup, bu sırada hayvani gıda ve haram yemezse ve bu yedi günün her birinde bu ism-i şerifi bir oturuşta üç bin (3000) kere okursa Allâh-u Te'âlâ o kişiyi acilen makamına iade eder. Bu böylece denenmiş ve sıhhat kazanmıştır. Bu hususta şüphesi olanın helak olmasından korkulur. Zira Allâh-u Te'âlâ'nın isimlerinin her birinin tesiri sahihtir.

Bazı zamanlarda bir icabetsizlik görünürse bu bizim bozuk niyetlerimizdendir.

11. Bu ism-i şerifi çok zikreden kişi insanlar nezdinde, özellikle de yöneticiler ve hakimler katında pek yüce bir reis olur. Allâh-u Te'âlâ bu ism-i şerifi Rasûlullâh ﷺ Efendimiz'e indirmiştir. Bundan dolayı Nebî ﷺ insanların en büyüğü ve enbiyanın en yücesi olmuştur. Bu vird-i şerif üçler, yediler ve kırklar gibi encab ve nukabanın (seçkin velilerin) virdidir.

12. Bu ism-i şerif ismi Abdülkebir olanlara zikir bakımından çok elverişlidir. Bu ism-i şerifin hususiyetleri sayılamayacak derecede fazladır.

Özellikle rızık celbinde, borçların ödenmesinde, vakar ve heybet kesbinde, gece-gündüz, evde-yolda korunma hususunda, alışverişte kar elde etme cihetinde, herkes nezdinde makbuliyet ve mahbubiyet kazanımında çok tesirlidir.

13. Her kim önce kendi ismini okuduktan sonra bu ism-i şerifi zikrederse her korktuğu şeyden Allâh-u Te'âlâ'nın emanında olur. Bu ism-i şerifi okuduktan sonra kendi ismini okuyup, sonra yine bu ism-i şerifi okursa sayılamayacak kadar menakıb ve fazilet elde eder. Allâh-u Te'âlâ dilediğini doğru yola hidayet eder.

14. Bu duanın çok büyük bir sırrı vardır ki, bütün mahlukattan gizlenmiştir.

Bundan bir nebze açacak olursak; bir kişi davet yoluyla (yani bu vazifeyle meşgul olurken hayvani gıda yememek ve günahlardan, özellikle riya ve dünyevi maksatlardan sakınmak gibi şartlara riayet ederek) her gün yirmi bir bin (21.000) kere bu ism-i şerifi okursa, bu okumanın yarısı imsaktan gündüzün yarısına kadar, diğer yarısı da akşamdan sonra gecenin yarısına kadar olursa fakat çabuk davranıp ilk yarıyı zeval vakti girmeden, ikinci kısmı da gece yarısı olmadan bitirir ve bu virde ayın yükselme döneminde (13. ve 14. günlerinde) başlayıp, bu tarikatı (usulü) muhafaza ederse, bu kişi süratle icabet görür ve Allâh-u Te'âlâ onu kibriya (yücelik) mertebelerine ulaştırır.

Eğer bu amelin sahibi kalbi safi (kin ve nefretten temiz), itikadı (Ehl-i Sünnet'e göre) kamil, yakini inançta sadık biri olup, halvete ve uzlete (insanlardan uzak durmaya) devam ederse biiznillâh-i Te'âlâ muradına vasıl olur.

Sultanlar, vezirler, ileri gelenler ve menasıb (makam-mevki) erbabı, devlet erkanı, alimler, salihler, seyyidler ve kadılardan (hakimlerden) oluşan meşhur kimseler ve sair insanlar halvetinin kapısına yönelir, Allâh-u Te'âlâ onların kalplerine bu kişiye karşı hürmet ve i'zaz (yüceltme) yerleştirir. Bu virdi yapan kişiye mana alemi keşfettirilir. Artık nefsi, mutmeinne haline dönüşür. Lakin bu ilmiyle faydalanabilmesi için, insanların kendisinin yanında toplanması onu aldatmamalıdır.

15. Bu ism-i şerife devam edenin evinde fakirlik, zimmetinde borç kalmaz. [İsmâ'îl Hakkî, Rûhu'l-beyân, 7/73; Şihâbüddîn es-Sühreverdî, Şerhu'l-esmâi'l-erba'în, Yazma Nüsha, Ayasofya, no:377, verak:112; Ayasofya, no:3358, verak:144, Yazma Bağışlar, no:2773, verak:4; Beyazıd Devlet, no:1256, verak:12-13; İbni Hatîriddîn, el-Cevâhir, sh:220-223; Şeyh Muhammed et-Tûnusî, er-Ravzatü's-sündüsiyye, sh:18-19; Muhammed ibnü Eyyûb, Fetâve's-sûfiyye, verak:141]
 
KONUYU OKUYAN VEYA CEVAPLAYACAK OLANLARIN DİKKATİNE.!!!

Konu yada kaynaklarda mesaj yazma zorunluluğu yoktur.

Gereksiz,anlamsız mesajlar yazarak konuları kirletmemeye çalışalım.

DEĞERLİ ZİYARETÇİLERİMİZ Forumuzdan daha fazla faydalanmak için Lütfen ÜYE OLUN.

ÜYE OLMADAN FİKİR ALIŞ VERİŞİ YAPAMAZSINIZ.!

YENİ SİSTEMİMİZDE SMS ONAYI OLMAYAN ÜYELER FİKİR ALIŞVERİŞİNDE BULUNAMAYACAKLAR

Bir Konuşma Başlat
Selam! Whatsapp'ta sohbet etmek için aşağıdaki danışmanlarımızdan birini tıklayın
Danışmanlarımız genellikle birkaç dakika içinde yanıt verir.